Kayıtlar

Kadın Sağlığı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Flört şiddetinin kaynağı teknoloji!

Resim
Her 5 öğrenciden 1'i flört şiddetine maruz kalıyor. Psikolojik ve sözel başlayan şiddet, evlilikte ise fiziksel şiddete dönüşüyor.  Flört şiddetinin uygulanma sıklığı ve alanının teknoloji ile birlikte daha kolay bir hal aldığını belirten Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu İpek Özaktaç, "Sürekli telefonla aramak, kısa mesajları ve sosyal medya sayfasından kimlerle iletişim kurulduğunu kontrol etme gibi davranışlar en sık karşımıza çıkan eylemler arasında bulunuyor. Sosyal medya hesaplarının şifresini isteme, video ya da fotoğraf göndermek için zorlama, en son saat kaçta çevrimiçi olduğunu kontrol etme gibi teknolojik davranışlar da flört şiddeti yaşandığına işaret ediyor" dedi. Son günlerde oldukça gündemde olan ve toplumsal bir sorun haline gelen şiddet, fiziksel boyutunun yanı sıra psikolojik boyutuyla korkutucu noktalara geldi. Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Uzman Klinik Psikoloğu İpek Özaktaç da daha çok ergen ve genç yetişkinlerin roma...

Kıl dönmesi artık kadınların da sorunu

Resim
Halk arasındaki adıyla "Kıl Dönmesi", bilimsel adıyla 'Pilonidal Sinüs' hastalığı, Türk toplumunda özellikle genç yaş grubunda ve erkeklerde en sık görülen rahatsızlıklar arasında ilk sıralarda yer alıyor.  Medical Park Bahçelievler Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Adem Dervişoğlu, kıl dönmesinin en sık kuyruk sokumunda olmakla birlikte, göbek, yüz, kasık bölgesi ve koltuk altında da oluşabildiğini söyledi. Erkeklerde görülme olasılığının daha yüksek olmasına rağmen, son yıllarda kadınlarda da sıkça rastladıklarını anlatan Dervişoğlu, kıl dönmesinin oluşumu, risk grupları ve tedavisi ile ilgili bilgiler verdi. Kıl dönmesi hastalığının, sebep olduğu sorunlar ve sıkıntılar ile hayatı dayanılmaz hale getirebildiği bir gerçektir. Türkiye'de 15-35 yaş arasındaki erkeklerde görülen bu hastalık son yıllarda kadınlarda sık rastlanan bir sorun haline gelmiştir. Medical Park Bahçelievler Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Adem Dervişoğlu da hastalıkla ilgili şu bilgileri paylaştı...

Yaygınlaşan hastalık en çok kadınlarda görülüyor!

Resim
Uzmanlar günümüzde çeşitli nedenlerle yaygınlaşan göz kuruluğuna karşı uyarıyor. Göz kuruluğunun erkeklere kıyasla kadınlarda daha sık görüldüğünü söyleyen Dünyagöz Etiler'den Op. Dr. İskender Alkın Solmaz, "Göz kuruluğu hastalığıyla özellikle menopoz ve sonrası dönemindeki kadınlarda daha yaygın olarak karşılaşıyoruz. Hastalığın ortaya çıkmasına çevresel faktörlerin yanı sıra; akne ve depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar da neden olabiliyor" dedi. Üzüntüye ve sevince eşlik eden gözyaşı, göz sağlığı için de büyük önem taşıyor. Gözyaşının içindeki maddeler sayesinde gözü, dış etkenlerden ve enfeksiyonlardan koruduğunu söyleyen Dünyagöz Etiler'den Op. Dr. İskender Alkın Solmaz, "Gözyaşı, göz yüzeyinin kurumasını engellerken aynı zamanda gözün oksijenlenmesi ve beslenmesi içinde önemlidir. Ayrıca bir tür optik görevi görerek net görmemize katkı sağlamaktadır. Bu sebeple gözyaşı, göz sağlığı için oldukça önemlidir. Gözyaşının yeteri kadar üretilemediği durum...

Yazın tatile gidecekler kilo kilo stres yaşıyor!

Resim
Yaz sezonu, bir çok insanın daha iyi görünme ve kendisini daha iyi hissetme telaşına girdiği bir dönem. Bu nedenle diyet ve spor yaparak yaza hazırlanmak için gösterilen çaba da mevsim itibariyle tavan yapıyor.  Bu konudaki fikirleri merak eden tarafsız sosyal paylaşım platformu KizlarSoruyor.com bir anket ile üyelerine "Vücudun sence yaza hazır mı" sorusunu sordu. Ankete 5.340'i kadın 3.091'i erkek olmak üzere toplamda 8.431 kişi katıldı. Sonuçlara göre çoğunluk, sağlıklı olmaktan çok, yazın daha iyi görünmek için diyet ve spora başlıyor. Yazın tatil yapamayacak olanlarda ise "kimse görmeyecekse sorun değil" algısı hakim. Dış görüntümden memnunum ve yaza hazırım: %35 Vücudunun yaza hazır olduğunu ifade eden üyelerden bazıları "Yediklerime dikkat ediyorum, şu an için yaza hazırım." "Bu yaza sıkı hazırlandım" gibi cevaplar verdi. Üyelerden bazıları, sadece yaz aylarında değil her dönemde sağlığa dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Dış g...

Saçlarınızın neden döküldüğünü bulun

Resim
Op. Dr. Bülent Cihantimur, özellikle mevsim geçişlerinde artan saç dökülme sorununun altında farklı tetikleyici sebeplerin olabileceğini söyledi. "Saç dökülmesi ile dönem dönem karşılaşılması olağan ve yaygın bir durumdur" diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur, saç dökülmesini önlemek için öncelikle atında yatan sebeplerin bilinmesi gerektiğini vurguladı ve ekledi" Saç dökülmesi sorunuyla gelen hastalarımıza öncelikle bazı sorular sorarız ve sonrasında aldığımız bilgiler doğrultusunda hareket ederiz. Söz gelimi, düzenli ve yeteri kadar şampuan kullanımı ve bunu takiben iyi bir durulama yapma, saç hijyeni için önemlidir. Aksi takdirde saç dökülmesi yapabilir. Demir eksikliği ve B vitamini düşüklüğü saçları döker. Bunun gibi sorunların olup olmadığı araştırılmalıdır". Neden saçlarınız dökülüyor? Op. Dr. Bülent Cihantimur saç dökülmesinin neden kaynakladığını anlayabilmek için kişilerin kendilerine şu soruları sorabileceğini söyledi: Kilo vermek için son günlerde moda olan z...

Kırışıklık kremlerine ne zaman başlanmalı?

Resim
Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur, kırışıklık kremleri hakkında bilgiler verdi ve hangi yaşta başlanması gerektiğini açıkladı "Bugün kozmetik sektörü içinde antiaging krem, yaşlanma karşıtı krem, yüz germe kremi ya da kırışıklık kremi olarak geçen sayısız ürün bulunuyor. Hepsinin temel amacı var olan kırışıklıkları silikleştirmek ama asıl odaklandığı nokta kırışıklık oluşumunu engellemek için yapılan prosedürleri desteklemektir. Kısaca kırışıklık kremlerini, henüz yaşlanma belirtileri başlamadan kullanmak en doğru hareket olacaktır" diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur, zamanında alınan önlenmeler bu sürecin son derece iyi yönetilebileceğini de vurguladı. Kırışıklık nedir ve nasıl oluşur? Kırışıklıkların nasıl oluştuğunu anlatan Cihantimur şunları söyledi: "Kırışıklıklar cildimizde zaman içinde oluşan kıvrım ve oluklardır. Yaş almaya başladıkça ortaya çıkan kırışıklıklar ilk başta tekrarlayan yüz ifadeleri sonucunda oluşurlar. İlk kırışıklıkların bel...

Eğer 35 yaşın üstünde ve hamile kalamıyorsanız

Resim
Yaş, gebelik için kesin bir engel değildir fakat yaş ilerledikçe düzenli cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen gebelik elde edilene dek geçen süre uzar. Ferti-Jin Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü Op. Dr. Seval Taşdemir, 25 yaşındaki bir kadın genellikle iki-üç ay içinde gebe kalabilirken, 35 yaşın üzerindeki normal kadınlarda bu süre altı aydan daha uzun sürebilir diyerek uyarıyor. Op. Dr. Seval Taşdemir, düşük yapma riskinin 30 yaşına kadar yüzde 10, otuzlu yaşlarda yüzde 13, kırklı yaşlarda ise yüzde 34'e yükseldiğini ve elde edilen bir gebeliğin sağlıklı bir şekilde ilerlemesinin zorlaştığını anlatıyor. Op. Dr. Seval Taşdemir, "Üreme sağlığı açısından kadınların biyolojik yaşı kronolojik yaşından daha önemlidir. Bazen 45 yaşındaki bir kadın düzenli olarak yumurta üretirken çok daha genç olan bir kadında menopoz dönemine girmiş olabilir. 35 yaşın üzerindeki evli çiftler düzenli ilişki kurmalarına rağmen gebe kalamadıkları takdirde hekime başvurmak için altı...

Genetiğe göre yaşa, yaşlanma!

Resim
Gen Testleri hakkında bilgiler veren Dr. Sibel Esin Özgül insan DNA'sınım sağlığa dair pek çok şifreyi barındırdığını belirtiyor.  Genetik alanındaki çalışmalar, sağlıklı yaşamın yolunu gösteren kişiye özel gen haritalarını hayatımıza katmış durumda. Dr. Sibel Esin Özgül, vücudunuzun ilaçlara verdiği tepkilerden hangi sporu yapmanız gerektiğine ya da başarılı olacağınız mesleğe kadar pek çok bilginin genlerde saklı olduğunu söylüyor. Hastalıklardan sorumlu olan genler teker teker keşfedildikçe yaşlanmayı durdurmak için tıbbın ulaştığı imkânlar da artıyor. Bugün çözümsüz görünen sağlık sorunları önümüzdeki yıllarda belki daha ortaya çıkmadan önlenebilecek. Uyguladığı tedavilerde kişisel genetik testlerden yararlanan Dr. Sibel Esin Özgül, bir Medikal Estetik Hekimi olmasının yanı sıra Nöral Terapi ve Akupunktur Uzmanı. Özgül, her insanın genetik yapısının birbirinden farklı olduğunu ve kişiye özel tedavinin daha başarılı sonuçlar verdiğine işaret ediyor: "Kişisel gen testleri ki...

Kadınları tehdit eden sendrom

Resim
Ağzınızda sürekli bir kuruluk hissediyor, çok fazla susadığınızdan yakınıyorsanız, gözünüzde kızarıklık, yanma, kaşıntı, "Gözüme sanki kum kaçmış gibi hissediyorum" diyorsanız, yaşadığınız bu sıkıntılar, adı toplumda pek bilinmese de kadınlar arasında yaygın olan "Sjögren Sendromu"nun işareti olabilir! Dış salgı bezlerinin, özellikle gözyaşı ile tükürük bezlerinin iltihaplanmasıyla oluşan "otoimmun" hastalıklar gurubunda yer alan Sjögren Sendromu, özellikle 30-40'lı yaşlardaki kadınları tehdit ediyor. Hastalığın geç teşhisi göz, sinir sistemi, akciğer gibi başka organ veya sistemler üzerinde hasarlara neden olabiliyor. Sjögren sendromunun toplum arasında pek bilinmemesi nedeniyle tanısının da geç konulduğunu söyleyen Medical Park Bahçelievler Hastanesi Romatoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Soy şu bilgileri veriyor: GÖZLERDE KUM VARMIŞ GİBİ HİSSETTİRİYOR • Halk arasında 'ağız kuruluğu' deyince akla ilk gelen hastalık diyabet, yan...

10 anneden 8’i doğum sonrası bunu yaşıyor!

Resim
Doğum yapan kadınların yüzde 80'inde lohusa sendromu görüldüğüne dikkat çeken uzmanlar bu durumun annelik hüznü ile karıştırılmaması gerektiğinin altını çiziyor. "Annelik hüznü", yaklaşık bir ay içinde kendiliğinden sona ererken, doğum sonrası depresyonda belirtiler daha şiddetli oluyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi'nden Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Aslıhan Dönmez, "annelik hüznü" olarak da bilinen lohusa sendromunun doğum sonrasındaki ilk iki haftada yoğun yaşandığını belirterek ilk bir ayda kendiliğinden sona erdiğini söyledi. Lohusa sendromu ile doğum sonrası sendromunun karıştırılmaması gerektiğini belirten Prof.Dr. Dönmez şunları söyledi: "Lohusa sendromu, doğumdan sonra kendini mutsuz, gergin, kaygılı hissetme, sık ağlama isteği, uykuya dalma güçlüğü ve iştah kaybı gibi belirtilerin eşlik ettiği durumdur. Genellikle doğum sonrasındaki ilk iki haftada yoğun yaşanır ve ilk bir ayda kendiliğinden sonlanır. Dolayısıyla herhangi bir profesy...

Acaba hamile kalabilecek miyim?

Resim
İşte transfer bitti ve iki haftalık süreç başladı. Belki de hayatınızın duygusal açıdan en zor geçecek iki haftasıyla başbaşasınız. Acaba hamile kalabilecek misiniz? Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, tüp bebek tedavisinde en zor geçen o iki haftada gebelik şansınızı artıracak 10 değerli ipucunu sizler için yazdı. AĞIR KALDIRMAYIN SICAK BANYODAN KAÇININ Bu andan itibaren ağır kaldırmaktan, çok ağır egzersizden ve aşırı sıcak banyo yapmaktan kaçınmalısınız. Yolculuk yapmanız gerekiyorsa asla valizinize dokunmayın. İŞTEN İZİN ALIN, EVDE OTURUP TV İZLEYİN Tedavi sonrası işyerinden birkaç gün uzaklaşmak iyi gelecektir. Bu sizin ve bebeğinizin hayatı. Başka hiçbir şey önemli değil. Embriyonun tutunması transferden 3-4 gün sonra olacaktır. Stres ve heyecan size yardımcı olmaz. Evde oturun ve televizyon izleyin. İLAÇLARINIZI SAKIN AKSATMAYIN Bu iki haftalık süreçte kolayca ilaçları aksatabilirsiniz. Asla unutmam diyerek kendinize fazla güvenmeyin. İlaçla...

Kadınlarda erkeklere oranla 100 kat fazla görülüyor

Resim
Kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer alan meme kanseri, erken tanı konulup zamanında müdahale edilmediği takdirde vücutta farklı organları da etkileyebiliyor.  Özellikle kan yoluyla beyin ve omurgaya yayılım gösteren kanser vakalarında tedavi şansı da azalabildiği için tedavinin vakit kaybedilmeden planlanması gerekiyor. Memorial Şişli Hastanesi Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahi Bölümü'nden Prof. Dr. Gökhan Akdemir, 4 Şubat Dünya Kanser Günü öncesinde "meme kanserinin beyin ve omurga sağlığına etkileri" hakkında bilgi verdi. Kadınlarda erkeklere oranla 100 kat fazla görülüyor Kadınlarda görülen kanserlerin yaklaşık %25'i meme kanseridir. Meme kanseri olan veya tedavi altında olan hastaların metastaz yani kanserli dokunun vücudun diğer bölgelerine sıçraması konusunda bilgi sahibi olmaları önemlidir. Memede ortaya çıkan kanser hücreleri, kana karışarak beyne ve omurga kemiklerine ulaşabilmektedir. Şiddetli baş ağrısı ve vücutta kuvvet kaybına dikkat! Me...

Hamilelikte ilişki bebeğe zarar verir mi?

Resim
Kadınların hayatında önemli değişikliklere neden olan gebelik, anne adaylarının duygu ve isteklerinde farklılıklar yaratırken cinsel yaşamlarını da etkiliyor.  Anne adaylarının gebelik süresince gösterdiği cinsel istek ve hormonal değişikliklere dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Cüneyt Genç, "Gebelik sırasında kadınlık hormonları fazlasıyla artar. Normal seyrinde devam eden risksiz, tek gebeliklerde ise cinsel ilişkinin son zamanlara kadar yaşanılmasında bir sakınca yoktur" dedi. CİNSELLİK RİSKSİZ GEBELİKLERDE YAŞANABİLİR Pek çok kadın gebelik sırasında cinsel isteğinin arttığını ya da cinsel ilişkide değişik duygular hissettiklerini söylüyor. Anne adaylarındaki bu değişimi değerlendiren Op. Dr. Cüneyt Genç gebelik sırasında estorojen ve progesteron denilen kadınlık hormonları fazlasıyla arttığını ve yaşanan cinsel ilişkinin bebeğe zarar vermediğini söyledi. Dr. Genç konuyla ilgili şu bilgileri verdi: "Normal seyrinde devam eden tek gebeliklerde yan...

Bu Hastalık Bel Fıtığı ile Karışıyor

Resim
"Ne onunla ne onsuz…" Kadınların topuklu ayakkabıyla ilişkisini tek nefeste anlatan en iyi söz şüphesiz budur. Yüzyıllardan bu güne kadının artarak devam eden topuklu ayakkabı sevdası, estetik avantajların yanı sıra pek çok sağlık sorununu da beraberinde getiriyor.  Bu sorunlardan biri ayak bileği kilitlenmesi. Uzun süre giyilen topuklu ayakkabıların ayak bileği sıkışmasına neden olduğunu söyleyen ve hastalığın çoğu zaman bel fıtığıyla karıştırıldığını söyleyen Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Ruhsan Cihan, tıpta Tarsal Tunel Sendromu diye bilinen ayak bileği sıkışması sorunuyla ilgili şu bilgileri veriyor: Ayak bileğimizin iç kısmındaki kemiğin arkasında aynen el bileğinde olduğu gibi sinir ve ayak başparmağının bükülmesini sağlayan tendonların geçtiği tunel bulunur. Bu tunelin içinden geçen sinir çeşitli nedenlerden dolayı sıkışabilir. Tunelin içinden geçen sinirlerde oluşabilen herhangi bir iletim bozukluğu Tarsal Tunel Sendr...

Hamilelikte cinsellik istenmeyebilir!

Resim
Kadının hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri hamilelik dönemi. 9 aylık bu serüvende bebeğin gelişim süreci konuşulurken annenin ruh halindeki değişimler çoğunlukla göz ardı ediliyor. Uzmanlar, bu dönemde pek çok duyguyla baş etmeye çalışan kadının başta eşi olmak üzere yakın çevresinden destek görmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi'nden Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Aslıhan Dönmez, anne adaylarının hamilelik döneminde hormonların da etkisiyle heyecan, korku ve kaygı gibi birbirinden farklı duygular yaşadığını söyledi. Prof.Dr. Aslıhan Dönmez, şöyle konuştu: "Hamilelik denilince çoğunlukla anne adayında meydana gelen fiziksel değişiklikler akla gelir. Oysa hamilelik boyunca gerçekleşen gerek fiziksel gerekse hormonal değişimlerin anne adayında önemli psikolojik değişikliklere yol açtığını biliyoruz. Bir ebeveyn olma beklentisi de bu psikolojik değişikliklere katkıda bulunur. Bu psikolojik değişikliklerin başında duygudurumu dalgala...

Yatakta uyumlu değilseniz tehlikedesiniz

Resim
Cinsel uyumsuzluk ya da ten uyuşmazlığı çiftlerin birbirlerinden uzaklaşmasına, aldatmaya hatta ayrılık ve boşanmalara neden olan en yaygın sebeplerden biri. Partnerinizle birbirinize deli gibi aşık olabilirsiniz ama ne var ki yatak odasında istekli ve uyumlu değilseniz, o zaman ilişkiniz tehlikede demektir. Peki partnerinizle uyumlu olup olmadığınızı nasıl anlayacaksınız? Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak'a kulak verelim: FARKLI LİBİDO SEVİYELERİ : Herkesin aynı seviyede libidoya sahip olduğu söylenemez. Ayrıca sadece erkeklerin daha çok cinsellik istediğini iddia etmek de bir haksızlık. Kadınlar da en az erkekler kadar cinselliği yaşamaya istekli olabilir. Stres, iş yoğunluğu ve yaşam tarzıyla ilgili sorunlar kişinin libidosunu etkileyebilir ve kişinin cinsellikten uzaklaşmasına sebep olabilir ya da başka sebeplerden libido düşüklüğü söz konusu olabilir. Partneriniz ve siz böyle bir problemle karşı karşıyaysanız, durum daha kötüye gitmeden konuşmalı ve gereki...

Binlerce genç kız o korkuyu yaşıyor

Resim
Bazı erkekler, gerdek gecesi o kanı görmeden kızın daha önce cinsellik yaşamadığına inanmıyor! Çünkü çoğu insan kanamanın bekaretin iyi bir göstergesi olduğunu düşünüyor. Başka bir deyişle ilk cinsel deneyimi olduğu düşünülen bir genç kızda ilişki sonrası kanama olamazsa, bekaretini daha önce kaybetmiş olduğuna inanılıyor. Bu yüzden, gelinlik giyerek ebedi mutluluk yolunda adım atmaya hazırlanan binlerce genç kız 'ya kanama olmazsa?' endişesini yaşıyor. BAKİRELERİN YÜZDE 63'ÜNDE KANAMA OLMADI Uzmanlara göre, ilk ilişkiden sonra mutlaka kanama olacağı yönündeki inanış yaygın ve yanlış bir inanç. Yapılan bilimsel açıklamalara karşın bazı kültürlerde bu yanılgı adeta kökleşmiş durumda. Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, düğün mevsimi bütün hızıyla devam ederken kızlık zarı ve kanamayla ilgili gençlerin kafasını meşgul eden sorulara açıklık getirdi: "Nasıl fiziksel özelliklerimiz birbirinden farklıysa, kızlık zarının yapısı da herkeste farkl...

İdrarınızda İltihap Çıkmasına Rağmen Şikayetiniz Yoksa Dikkat!

Resim
Sistit ya da herhangi bir enfeksiyon şikayetiniz yok; ancak rutin kontrollerinizde yaptırdığınız idrar testlerinde iltihap çıkıyorsa bunu dikkate almanızda fayda var. Herhangi bir şikayet olmamasına rağmen idrar testlerinde çıkan iltihabın nedenini Hisar Intercontinental Hospital İç Hastalıkları Bölümü Uzmanı Dr. Fatma Kural Aydın'a sorduk… Kadınlarda üretra adı verilen mesane çıkışının anatomik olarak kısa olması nedeniyle özellikle E.coli kaynaklı sistit ve diğer üriner sistem enfeksiyonlarının daha sık görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Fatma Kural Aydın; 'Kadınlar bu tür enfeksiyonlara daha yatkındırlar. Üriner sistem enfeksiyonlarında genellikle idrarda yanma, sık idrara çıkma, kasıklarda ağrı gibi belirtiler olur. Bu belirtiler yoksa ve check up gibi başka nedenlerle yaptırdığınız tetkiklerde ağrı olmamasına rağmen idrarınızda iltihap saptanıyorsa kesinlikle ihmal etmeyin. Bu tüberküloz ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklara bağlı olabilir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ...

O yönetmelik kızlık zarını geçemedi

Resim
Öğle saatleriydi... Kadın doğum polikliniğin kapısı açıldı ve içeri 60'lı yaşların başında bir hanımla beraber kumral uzun saçlı hoş, genç bir kadın girdi. Doktor hanım "Hoş geldiniz" diyerek şikayetlerinin ne olduğunu sorduğunda, anne ağlamaklı bir sesle yanıt verdi; "Aaah ah... keşke benim için gelmiş olsaydık ama kızım için geldik." Kızının 35 yaşında olduğunu, henüz evlenmediğini ve resim öğretmenliği yaptığını söyledi. "Kızımın atama sonuçlarını beklerken başımıza neler geldi?" diye devam etti. Öğretmen hanım da ağlamaklıydı; "Ben kendi sağlığıma çok önem veririm doktor hanım ama şoktayım..." Ailede daha önce bu kötü hastalığa yakalanan kimse yokmuş. Bekar olduğu için de hiç kadın doğum bölümüne muayene olmamış. HAMAMDA ÖĞRENMİŞ Fakat memedeki kitlenin fark edilmesi çok ilginç... Bir gün hamama gitmişler, hamamda kese yapan kadın koltuk altındaki kitleyi fark etmiş. Onun üzerine yapılan tetkiklerde meme kanseri olduğu ortaya çıkmış ve ac...

Kışa girmeden tedavi edin!

Resim
Medikal ve ameliyatsız uygulamalarla güneş ışınlarının cilt üzerinde bıraktığı yıkıcı etkiyi, kışa girmeden tedavi etmek ve oluşan cilt tahribatını onarmak mümkün Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur, güneş ışınlarının etkinliğinin azaldığı şu dönemde, yaşlanma belirtilerinin önüne geçmek için, cildi tekrar eski formuna sokulması gerektiğini açıkladı: "Güneş ışınlarına tepki olarak bronzlaşan cilt, sonbaharla birlikte artık nemini kaybetmiş, yorulmuş ve canlılığını yitirmiş bir hale gelir. Bu form kaybı yaşlanma belirtilerinin çok daha çabuk ilerlemesine ve özellikle yüz bölgesinde çizgilerin belirgin hale gelmesine sebep olur. Bu yıkımın önüne geçmek için öncelikle cildin su kaybını tazelemek gerekir. Nemlendirmek ve bol su içmek en pratik cilt canlandırıcı sonbahar önerisi olabilir" dedi. Medikal uygulamalardan yardım alabilirsiniz "Yaz mevsimine girerken kimyasal peeling ve benzeri uygulamaları önermeyiz. Fakat mevsim itibariyle ci...