Kayıtlar

Hamilelikte cinsellik istenmeyebilir!

Resim
Kadının hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri hamilelik dönemi. 9 aylık bu serüvende bebeğin gelişim süreci konuşulurken annenin ruh halindeki değişimler çoğunlukla göz ardı ediliyor. Uzmanlar, bu dönemde pek çok duyguyla baş etmeye çalışan kadının başta eşi olmak üzere yakın çevresinden destek görmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi'nden Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Aslıhan Dönmez, anne adaylarının hamilelik döneminde hormonların da etkisiyle heyecan, korku ve kaygı gibi birbirinden farklı duygular yaşadığını söyledi. Prof.Dr. Aslıhan Dönmez, şöyle konuştu: "Hamilelik denilince çoğunlukla anne adayında meydana gelen fiziksel değişiklikler akla gelir. Oysa hamilelik boyunca gerçekleşen gerek fiziksel gerekse hormonal değişimlerin anne adayında önemli psikolojik değişikliklere yol açtığını biliyoruz. Bir ebeveyn olma beklentisi de bu psikolojik değişikliklere katkıda bulunur. Bu psikolojik değişikliklerin başında duygudurumu dalgala...

En kötü günlerde muhteşem görünmenin ipuçları

Resim
Herkesin dönem dönem enejisini kaybettiği ve aynada kendini istediği şekilde göremediği günler olmuştur. Hiçbir değişiklik olmadığı halde o anki ruh haliyle kendimizi güzel hissetmez ve görmeyiz. Böyle günlerde aynaya bakmak bile moralimizi bozarken kalabalıklar arasına karışmak istemeyiz.  İşte böyle dönemlerde bile muhteşem görünebileceğimizi vurgulayan Herbalife Global Dış Beslenme Ürün Eğitmeni Jacquie Carter, "kendine güvenmek, gülümsemek, kendini başkaları ile kıyaslamamak, yeni bir görünüm denemek, dik durmak ve kendine iyi davranmak bize kendimizi güzel hissettirir" dedi. Herbalife Global Dış Beslenme Ürün Eğitmeni ve Dış Beslenme Ürün Pazarlama Direktörü Jacquie Carter en kötü günlerde bile muhteşem görünmek için doğru bakış açısına sahip olmanızı sağlayacak bazı ipuçlarını anlattı. Güven Olmazsa Olmaz Klişe olduğunu düşünebilirsiniz fakat her gün mükemmel hissetmenin yolu güvenden geçer. Nasıl görünürlerse görünsünler, bazı insanların ilgi odağı olmayı başarmalarını...

Üzüntünün 4 Faydası

Resim
Günümüz kültüründe genelde üzüntü hali pek istenmeyen bir şeydir, hiç olmasın istenir fakat bu da yaşamın bir parçası… Kişisel gelişim kitaplarında sıkça olumlu düşünmenin, olumlu tavırların ve olumlu davranışların faydalarından bahsedilir. Bu kitaplarda üzüntü kişiden uzak olması ya da tamamen yok edilmesi gereken problemli bir duygu olarak nitelendirilir. Her ne kadar kişinin kendini mutlu hissetmesi arzu edilse de, bazı durumlarda belli bir düzeyde üzgün hissetmek de kişiye önemli faydalar sağlayabiliyor. Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, üzüntü duymanın kişiye bazı önemli faydalar da sağladığını söylüyor. İşte size üzüntünün faydalı olabileceğini gösteren bazı durumlar. Üzgün Ruh Hali Hafızanızı Güçlendirebilir Mutlu ruh hali çevremizde tesadüfi olarak gördüğümüz şeylerle ilgili onlara dikkatimizi verme ve sonradan onlarla ilgili detayları hatırlama gücümüzü zayıflatabilirken, sıkıntılı bir ruh hali bunu arttırabiliyor. Kötü bir ruh halinde olanlar, ruh hali iyi...

Yatakta uyumlu değilseniz tehlikedesiniz

Resim
Cinsel uyumsuzluk ya da ten uyuşmazlığı çiftlerin birbirlerinden uzaklaşmasına, aldatmaya hatta ayrılık ve boşanmalara neden olan en yaygın sebeplerden biri. Partnerinizle birbirinize deli gibi aşık olabilirsiniz ama ne var ki yatak odasında istekli ve uyumlu değilseniz, o zaman ilişkiniz tehlikede demektir. Peki partnerinizle uyumlu olup olmadığınızı nasıl anlayacaksınız? Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak'a kulak verelim: FARKLI LİBİDO SEVİYELERİ : Herkesin aynı seviyede libidoya sahip olduğu söylenemez. Ayrıca sadece erkeklerin daha çok cinsellik istediğini iddia etmek de bir haksızlık. Kadınlar da en az erkekler kadar cinselliği yaşamaya istekli olabilir. Stres, iş yoğunluğu ve yaşam tarzıyla ilgili sorunlar kişinin libidosunu etkileyebilir ve kişinin cinsellikten uzaklaşmasına sebep olabilir ya da başka sebeplerden libido düşüklüğü söz konusu olabilir. Partneriniz ve siz böyle bir problemle karşı karşıyaysanız, durum daha kötüye gitmeden konuşmalı ve gereki...

Baş ağrınızı doğru nefesle böyle giderin

Resim
Baş ağrılarının büyük çoğunluğunun farkına varılmamış olsa da susuzluktan kaynaklanıyor. Dr. Sinan Akkurt, "Doğru nefes alıp verdiğinizde vücutta fizyolojik denge sağlanabilir. O zaman da baş ağrılarını hafifletme şansımız olur. Bununla birlikte öfke, kızgınlık, kaygı gibi psikolojik nedenli baş ağrılarında doğru nefes teknikleri uygulandığında kişi sakinleşir, baş ağrısı kesilebilir." dedi. Dr. Akkurt, baş ağrılarında ilaçtan önce 7-1 nefes tekniğine başvurulmasını önerdi. "Anksiyete, panik atak gibi şikayetlerde de yavaş nefes alarak rahatlama, sakinleşme sağlanabilir. Adrenalin, bilindiği gibi kaygı, korku gibi durumlarda artar; yavaş nefes alıp verdiğimizde adrenalin salgısı da azalacaktır." diyen Dr. Sinan Akkurt, "Tabi ki tek başına nefes teknikleri ile psikiyatrik rahatsızlıklar tedavi edilebilir demiyorum, sürece destek olur diyorum. Şu anda başınız ağrıyorsa 7-1 nefes tekniğini uygulayabilirsiniz." şeklinde konuştu. Dr. Akkurt, önerdiği 7-1 nefes ...

Ağrı bazen kanserin kendisinden bile daha korkutucu

Resim
Kanser tedavisinde "ağrın var mı?" sorusu ihmal edilmemeli! Türk Algoloji (Ağrı) Derneği Üyesi, Ağrı tedavisi Uzmanı Prof. Dr. Ayşen Yücel nöropatik ağrıların şeker hastalığında şekerin iyi kontrol edilememesi, vitamin eksiklikleri veya kanser hastalarında tümörlerin sinirler üzerinde baskı oluşturması gibi nedenlerle oluşabileceğini vurguladı. Özellikle Medikal onkologların ve kemoterapi ünitelerinde çalışan doktorların nöropatinin ve nöropatik ağrının erken teşhisi için dikkatli olmaları gerektiğinin altını çizdi. Nöropatik ağrıların pek çok nedeni olabilir Ağrı tedavisi uzmanı Prof. Dr. Ayşen Yücel nöropatik ağrıların çok farklı nedenlerle ortaya çıkabileceğini söyleyerek şöyle devam etti; "Nöropatik ağrılar sinir sistemi kaynaklıdır. Sinir sistemindeki herhangi bir hastalık veya problem nöropatik ağrıya neden olabilir. Nöropatik ağrı farklı bireylerde çok farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Örnek vermek gerekirse şeker hastalığında, şeker iyi kontrol edilemediğinde u...

Sık seyahat edenler daha toleranslı hale geliyor

Resim
Türkiye dahil 18 ülkede gerçekleştirdiği "Seyahatin Değeri" araştımasına göre, sık seyahat edenler daha açık fikirli ve daha toleranslı hale geliyor. Aynı zamanda sıkça yollara düşenler yabancılara daha fazla güveniyor Seyahat sitesi momondo'nun yaptığı "Seyahatin Değeri" araştırması, seyahat ile açık görüşlülük ve güven duygusu arasındaki ilişkinin gücünü ortaya koydu. Türkiye dahil 18 ülkeden yaklaşık 7 bin 300 kişinin katıldığı araştırmanın ilk sonuçlarına göre, seyahat etmek ciddi ölçüde daha toleranslı ve açık görüşlü olmamızı, başkalarına daha fazla güvenmemizi sağlıyor. Araştırmanın en dikkat çekici sonuçları şöyle: Sık seyahat edenler, cinsiyet, yaş, eğitim ve gelir düzeyi fark etmeksizin, daha az yolculuk yapanlara göre daha açık görüşlü hale geliyor, tanımadıkları kişilere daha fazla güveniyor. Katılımcıların yüzde 76'sı, seyahat etmenin, kendilerini "farklı olana" karşı daha toleranslı yaptığını söylüyor. Katılımcıların yüzde 75'i ...